Oğluma Mektup

Canım Oğlum,

13. yılın bu gezegende... Derler ki ruhlar aynı anda yaratıldı, sadece gezegene iniş zamanları farklı. Düşünsene, beraberdik ve gelmen için 32 sene bekledim. İyi ki geldin. Bedenimin her zerresini zorlarken, aslında kalbimde nasıl büyüdün bilemezsin.

Ben  anneliği ilk olarak abinle öğrendim. Onunla bir bebeğin büyümesine şahit oldum, deneyimledim. Senin gelmeni heyecanla bekleyişini izledim; onun heyecanı benimkinden daha çoktu.  Beraber büyümenizi izledim. Bu bana çok mutluluk veren şeylerden biri. Ne garip şey kardeşlik... Aynı rahimde büyüyen farklı kişilikler...

Dünyaya geliyorsun ve farklı sıfatlar da giyiyorsun üstüne bir giysi gibi. Birinin oğlu, birinin kardeşi, birinin torunu oluyorsun ve daha birçokları ekleniyor. Herkesin içinde derin bir bağ oluyor. Herkes sevgisini farklı şekillerde gösteriyor, hassasiyetleri değişiyor. Abinde farklı bir sevmeyi öğrendim, sende ise daha başka. Sizinle büyürken aslında ben de büyüyorum. Düşünsene, bir insan ne kadar çok değişip dönüşüyor değil mi? Annelik misyonu yükleniveriyor insana. Ama görev gibi değil; kalbimden kalbine bir yol gibi... Ve bitmeyen bir umut etme hali.

En iyiyi isteme, mutluluk isteme, güzellik, sağlık, iyi bir gelecek... Var olana şükredebilen, vicdanlı, merhametli, başkalarının hayatına dokunan, gönül gözü açık, zalime dik duran, haksızlığa susmayan, kalbi güzel olana el uzatan ol istiyorsun. Her şeyin en güzeli evlatlarında olsun istiyorsun. Ve emin ol, tüm anneler evlatlarına bunu istiyor.

Ama bunları isterken şunu da eklemek istiyorum: Kendin için istediğini başkası için de isteyen ol, olun. Varlığınızın anlamını daima arayanlardan olun. Boş, anlamsız, öylesine geçirilip zamanını öldürenlerin değil; zaman içinde zaman var edenlerden olun. Üretin... Kendinizi kendinizin en iyi versiyonu yapmak için çaba içinde olun. Maddeye değil manaya bakın. Kalpten istenen tutkuyla sarılın hayata. Gökyüzünü izleyin. Ruhunuzu arındırın. Vazgeçmeyin.

Hayat her zaman istediğimizi vermez ama bunu yaparken bile emin ol,  bizi olmamız gerekene dönüştürür. Sisteme güvenin. Allah'a güvenin. Ne olursa olsun sizi yargılamadan, üstelik koşulsuzca sevenin Allah olduğunu bilin. Ve Allah yaşamı savunur. Allah adına kötülüklerine kılıf uyduranlara kanmayın. Zira Allah değil, insan kötüdür; merhametli olanlar hariç. Merhamet bir insana yakışan en güzel giysidir; her zaman üstünüzde taşıyın. Ama kibirli ve kötü insanlardan da uzak durun. Affedici olun ama affettiklerinizle yan yana olmak zorunda hissetmeyin. Çünkü bazı insanlar iyi gelmez. Ve iyi gelmeyenle yolları ayırmak sizi kötü biri yapmaz, seçici yapar. Herkes iyiliği hak eder ama hak etmek kalbinde merhamet barındırmayı gerektirir; merhamet yoksa, sen de ondan uzak dur.

Ayrıca farklı olana saygı göster. Senin gibi düşünmüyor, inanmıyor veya yaşamıyor diye karışamazsın kimseye. Onun yargıcı Allah'tır. İnsanlar Allah adına karar verme gafleti ve haddini kendilerinde buluyor; sanki kendileri cenneti garantilemiş gibi... Kimse kendine bakmıyor, bir başkasını düzeltme derdinde. İnsanlara bakınca bir hata görürsen, "Bende de var mı?" diye kendine sor. Başkasını düzeltmekten değil, kendimize çeki düzen vermekten sorumluyuz. Gördüğümüz şeyler bizi dönüştürmeli. Çünkü asıl değişmesi gereken çoğu zaman karşımızdaki değil, bizim bakışımızdır.

Ve zamanla fark edersin; ne yapıyorsak, ne söylüyorsak onu hayatımızda çoğaltan kendimiziz, başkası değil. O nedenle güzel şeyleri söyle, iyi şeyler dile ve kendin için en güzelini yaşa. Herkes gibi abin de sen de bu dünyaya hayatı deneyimlemek için geldiniz. Herkes kendi hikayesinden ve yolculuğundan sorumlu.

Aklınla düşün, kalbinle hisset ve ruhunla yap seçimlerini.

Şimdi karşımda duran bu insana bakıyorum da...  Beklediğim  ruh, bugün burada, tam da olması gerektiği gibi. Beklemek bu kadar değermiş demek ki. Bu gezegende en çok senin ve abinin annesi olmaktan onur duyuyorum. Rabbim bize emanet verdi. Ben de sizi O' na emanet ediyorum. 

Yolun aydınlık, ömrün bereketli olsun.

Doğum günün kutlu olsun.

Annen
Türkan Beyaz
03.07.2026

Yorumlar

Popüler Yayınlar